Koronavirüs Sayesinde Neler Öğrendik Neler

Ş.Bülent MERİÇ
17 Nisan 2020
72

Koronavirüs Sayesinde Neler Öğrendik Neler

 

Sevgili coronavirüs, biz bütün hatalarımızı gördük, anladık.

Lüzumsuz bir kibir ve madde açlığı içinde yaşıyormuşuz, insanlığımızı unutmuştuk ama artık akıllandık.

Lütfen gider misin?

Bak oğlum her gece o kadar dualar ediliyor, sağır mısın, bi git!

Sonra yine biz sapıtınca gel.

Bize kendini özletme ama inşallah o zaman senin aşın da bulunacak yani geleceğin varsa göreceğin de olacak coronavirüs.

Şu anda futbol, basketbol, voleybol, hentbol federasyon başkanı olmak istemezdim.

Ne yapsalar yaranamayacaklar.

Ligler iptal mi devam mı? Kulüplerin çoğu zaten batma noktasına gelmiş?

Çok bilen gazeteciler, her şeyi bilen kulüp idarecileri, ne istediğini bilmeyen fanatik taraftarlar hepsini mutlu etmenin imkanı yok…

Biz VOLAF olarak en iyisini yapıyoruz.

Sessiz ama hazırlıklı bekliyoruz, şimdi moda olan canlı video konferans sistemiyle konuşuyoruz, tartışıyoruz.

Önce ülke kalkınsın, ekonomi yürüsün, hayat başlasın spor sonra nasılsa gelir…

Coronavirüs yeniden gelmesin tabii ki, insanlığa çok zararı oldu.

Çok kişi öldü, ölüyor, ölecek…

Tedbir almayan ülkeler yada almakta çok geç kalan ülkeler…

Salgını küçümseyen ülkeler…

Yalnız çok demokratik bir virüs.

Saraylara da giriyor, halka da iniyor.

 Fakirlere de gidiyor, zenginlere de gidiyor (işte burada ayıp etti..)

Bu virüs biraz da hayata bakış açımızı değiştirdi.

En azından bize temizliğin ne kadar önemli olduğunu hatırlattı.

Aile bağlarının önemini hatırlattı.

Hürriyetin sadece bir gazete olmadığını hatırlattı.

Dünya da hayvanların da yaşadığını, insan sağlının ne kadar önemli olduğunu da hatırlattı.

Benim en büyük üzüntüm insanların sağlığını kurtarmak için kendi sağlıklarını düşünmeden fedakarca çalışan ve bu uğurda ölen doktorlar, hemşireler…

 En çok kızdıklarım ise, bize bir şey olmaz diyen ve sokağa zevk için çıkanlar.

Evde kalıp oturdukça evde kalan kadınların aslında ne kadar çok acı çektiklerini anladım.

Ev temizliği yapan kadınların parayı ne çok hak ettiklerini anladım.

İnsanın zora gelince her şeyi yapabileceğini gördük.

 

SAİNTH  JOSEPH’TE HEP AMATÖRDÜM..

Saint Joseph’e 1961 yılında girdim , 1975 de çıktım..

Ben orayı bir “Spor Akademisi “gibi gördüm..

1968 de lise 1 de babam ölünce antrenör olmaya karar verdim..

Acelem yoktu..

Katı Fransız eğitiminin getirdiği psikolojik bunalımlarına girmedim..

Hep antrenmanlara girdim..

Kendi velim “BEN” oldum..

Okul zor da olsa kabul etti..

Çünkü taksitleri ben ödüyordum..

Toplam aldığım Türkiye şampiyonlukları Lise +orta=17...Evet yazıyla “Tam on yedi..”

Ve de İstanbul şampiyonlukları..

Liseler dünya şampiyonluğu, İkinciliği, üçüncülüğü 4’ncülüğü..

Ben Saint  Joseph’te hep amatördüm..

Bir odam yoktu..

Okulda hiç yemek yemedim..

Taksitlerimi hep ödedim...

Hiç kolaylık yapmadılar..

Basketbol okulu vardı” ben voleybol okulu açayım para kazanayım” dedim izin vermediler...

Sonra GALATASARAY Lisesi’nde “profesyonel antrenörlük” yaptım..

Orada büyük bir odam vardı..

Okulda hocalarla (Candan Erçetin) yemek yiyordum..

Orta takımı Türkiye şampiyonu olunca efsane kişi Erdoğan Teziç saat verdi..

Saint  Joseph’ten hiç bir şey almadım)..

Beni karşısına aldı : “Oğlum sen Saint  Joseph Lisesinde yaptıklarını burada yapsaydın senin heykelini dikerdik..

bir yerlere ismini yazardık...”

Bu bana YETER..

İnsan yaşlanınca anlıyor bazı vefasızlıkları..

Biz kendimizi bedavaya satmışız haberimiz yok..

Emekli maaşımı nereden mi alıyorum...

“GALATASARAY EĞİTİM VAKFI’NDAN..

Saint  Joseph’e kırgın mıyım? ..

Yok..

Bir tek kapıcı geçenlerde beni içeri sokmadı..

“Oğlum ben dernek üyesiyim” dedim..

“Yok olmaz” dedi..

Ben de gençliğimi hatırladım ve zorla girdim..

Seks ve politika olmadan yazı bana çok yavan geliyor...

NOT. Yazarımız Bülent Meriç'in  MANŞET VOLEYBOLUN SESİ Dergisinin 167-168. Nisan-Mayıs sayısındaki yazısıdır. 


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Create Account



Log In Your Account