CENGİZ TUNÇBİLEK (ŞİŞMAN)

Ş.Bülent MERİÇ
22 Aralık 2019
119

CENGİZ TUNÇBİLEK (ŞİŞMAN)

Arkadaşlığımız 1970’li yıllarda başladı.

Moda’daki evime voleybol toplantılarına gelirdi.

Bizim ilk toplantılara katılanlar Enver Göçener, Özdemir Gözüodlu, Ömer Arkın…

O zamanlar Mehmet Bedestenlioğlu Tokat’ta sokakta misket oynuyordu.

Sonradan toplantılara Alev Anakök, Turgay Karabulak, Hasan Epirden, Ahmet Besler… Sonraları Adnan Kıstak, Füsun Erben, Can Çavuşoğlu, Gökhan Edman katılırdı.

Nedim Özbey ve Işık Menküer muhalefet toplantısı diye korkudan katılmazlardı.

Delikanlılar ya.

O zamanlar Cengiz normaldi, sonra şişman Cengiz oldu.

Son zamanlarda ise fil Cengiz olmuştu.

Facebook’ta yazdığım gibi Cengiz Google gibiydi.

 Herkes ona danışırdı, herşeyi bilirdi, herkese yardım ederdi.

O zamanlar aramızda para problemi diye bir şey yoktu.

Danışma ücreti, komisyon, avanta, faiz gibi kelimeler lugatımız da yoktu.

Şimdiki neslin asla anlayamayacağı bir dostluk vardı.

Cengiz hiçbir tartışmada sesini yükseltmez, sinirlenmez, küfür etmezdi.

Galiba midesi büyüdüğünden sinirleri sıkışmış görev yapmıyordu.

Hem de masada çok bilmişler varken ve benim gibi heyecanlı ve sinirli tipler varken.

İstanbul’daki ajanların yardımcısıydı, tertip komitesinin danışmanıydı.

Voleybol camiasının Marko Paşa’sıydı. (Kasımpaşa ile lütfen karıştırmayın) hakemlerde ona danışırdı.

Her şeye çözüm bulurdu.

O zamanki insanlar mütevaziydi.

Aramızda bir tane BMW li sonradan görme vardı, o kadar.

1970 li yıllarda Türkiye’mizde paranın satın alamayacağı hakiki dostluklar vardı.

Biz voleybol camiası olarak galiba Cengiz’in kıymetini bilemedik ki, o da kürek camiasına gitti.

Ve gördük ki, orada da çok sevildi.

Demek ki hata bizdeymiş.

Zaten voleybol camiası başarılı insanları cezalandırıyor galiba.

Emekli olduktan sonra gittiği ışık okullarında da çok sevildi.

Sade bir aile hayatı vardı.

 Ailesine hakimdi.

Ama midesine hakim değildi.

 Zaten yemekten evvel tatlı yemesi bunu gösteriyor.

Uzun zamandır duyduğum ve beni çok rahatsız eden bir konu var.

25 Kasım uluslararası kadına şiddetle mücadele gününe bazı antrenörleri hitafen kaleme aldım.

Alt yapılarda kız ve oğlan çocuklarımıza uyguladıkları fiziksel şiddet ve kızlarımıza yönelik cinsel istismar konusunu çok sık duyuyorum.

Voleybol elit bir spordur.

Bu kalitemizi ilerletmek ve devam ettirmek zorundayız.

Camiamızda bulunan ve fiziksel şiddet, cinsel istismar uygulayan antrenörlerin tespit edilerek gerekiyorsa meslekten men edilmesine varan yaptırımların oluşması taraftarıyım.

İlk VOLAF yönetim kurulu toplantısında bu konuyu ele alıp voleybol federasyonuyla ortak bir proje geliştirmeye yönelik adım atılmasını düşünüyorum.

Bu konuda neler yapılabilir, önerilerinizi bekliyorum.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Create Account



Log In Your Account