EFELER YOLU UZATAMADI

Alev ANAKÖK (Konuk Yazar)
07 Kasım 2019
70

EFELER YOLU UZATAMADI

 

4 Ülkede grup maçlarıyla başlayan 31. Avrupa Erkekler Voleybol Şampiyonası’nda Ulusal Takımımız 16’lı Final Turu’nda İtalya’ya yenilerek, bu büyük organizasyona veda etti.

Sakatlıklar nedeniyle 4 önemli eksikle yola çıktığımız şampiyonaya Slovenya’nın ev sahipliği yaptığı C Grubu’nda başladık. İlk rakip Rusya oldu. 1-3 (13-25, 25-23, 17-25, 15-25) kaybettik. İyi oynadığımız söylenemez. Tek güzel şey; ikinci seti geriden gelip almak oldu.

Sonra Madedonya’yı beklediğimiz gibi 3-0 (25-20, 25-23, 25-13) ile geçtik.

Ev sahibi  Slovenya karşısında organizasyonda ki en iyi oyunumuzu oynamamıza karşın 0-3 (28-30, 16-25, 23-25) kaybettik. Önde olduğumuz ilk seti son anda verdiğimizi, iyi mücadele ettiğimiz 3. seti de küçük nüanslarla yitirdiğimizi hatırlatırım.

Ayrıca grubu ikinci sırada bitiren bu takımın daha sonra fırtına gibi estiğini, 16’lı Finalde Bulgaristan’ı 3-1, Çeyrek Finalde grupta 0-3 yenildiği Rusya engelini 3-1 aştığını, Yarı Finalde Polonya’yı 3-1 mağlup ettiğini, finale yükseldiğini ve Sırbistan’a 1-3 kaybederek Avrupa ikincisi olmayı başardığını not olarak düşeyim.

Devam edelim;

Belarus’u 3-1 (25-21, 26-24, 20-25, 25-19) geçtik. Grupta ki son  müsabakamızda 2-1 öne geçtiğimiz ama sonunu getiremediğimiz karşılaşmada Finladiya’ya 2-3 (20-25, 25-15, 25-18, 23-25, 12-15) kaybettik. Bu yenilgi bizim için fazla bir şey ifade etmiyordu ama bu sonuç Kuzey Makedonya’yı bir üst tura çıkmaktan etti.

Neyse, grubu Rusya ile Slovenya’nın arkasından 2 galibiyet, 3 yenilgi, 7 puanla 3. sırada bitirip 16. Final Turuna yükseldik.

Bu kez rakip İtalya idi. 0-3 (22-25, 18-25, 21-25) kaybettik ve evimize döndük. Döndük de şu İtalya maçı bize en büyük eksikliklerimizin ne olduğu da gösterdi.

Biliyorsunuz ülkemizde voleybol erkeklerde de, kadınlarda da yabancıların parsellediği köşelerden oynanıyor. Genelde bizim oyuncuların görev yaptığı ortadan  hücumlar takım önde değilse pek yapılmıyor. İtalya karşısında işte en büyük sıkıntımız bu oldu. İlk 2 sette orta oyuncumuz Vahit Emre ile Doğukan görev yaptı, 3. sette Vahit Emre yerine Oğuzhan başladı. Yukarıda da belirttiğim gibi ligde ortadan hücum az yapıldığı için özelikle bu bölgede görev yapan genç sporcularımız köşelere blok için gitmeye şartlanıyorlar. Biliyorsunuz tüm Dünyada takımlar ortadan yapılan ataklara blok ve defansı çok zor yapıyorlar. Bu bizim için köşelere yetişme alışkanlığı nedeniyle ortadan yapılan hücumlarda daha da sıkıntı yaratıyor. Rakiplerimiz bu koridoru fazlaca kullanmaya başlarsa sorun iyice büyüyor. İşte bunu çok iyi gören İtalya, iyi manşet aldığı bölümlerde oyunu ortaya yıktı. Çabuk hücum organizasyonu veya kurşun ataklarla kolay sayılar buldular. Tabi ki önlem alamadık. Rakibin ortada görev yapan 2 sporcusu Anzanı % 83, Piano % 56 atak yüzdesiyle oynadılar. Bizde  Vahit Emre ve onun yerine giren Oğuzhan ikilisi bloktan sayı alamadılar. Doğukan ise 2 blokla maçı bitirdi.

Buna karşın etkili servis attığımız bölümlerde ortadan oynanamayan, köşelere yönlenen oyunda ise rakibimizle rahatlıkla boğuştuk. Karşılıklı sayılar aldık. Ancak farkı getiren işte bu ortadan hücumlar oldu.

Servis demişken, bu konuda da sıkıntılarımız olduğunu gördük. Sert smaç servis veya 8 metreleri bulan uzun servisler atmayınca rakibe rahat atak şansı veriyorsun (özellikle de ortadan). Bunu da öncelikle çözmeliyiz.

Liglerimizde görev yapan teknik adamlar, alt yapılarda çalışan antrenörler bu konuda görev size düşüyor. Oyuncuların kendilerine güven duymalarını sağlamalısınız ki smaç servis atanlar fazlalaşsın. “Maçı kazanayım yeter, gerisi önemle değil” düşüncesi içinde kalırsak bu sorunu çözme şansımız olmaz.

Sonuç olarak; Avrupa Şampiyonası’nda Efeler yolu uzatamadılar ama hakemimiz Erdal Akıncı bu büyük ve zorlu yarışta sonuna kadar gitmeyi başardı. Akıncı, Sırbistan- Slovenya final maçında “Baş Hakem” olarak başarılı bir yönetim gösterdi ve  hepimizi gururlandırdı. Sadece bununla da kalmadık. MHK Başkanımız Aziz Yener de bu final mücadelesinde “Gözlemci” olarak görev yaptı. Böylece Avrupa Şampiyonası’na takım olarak 16’lı Tur da veda ettik ama Akıncı ve Yener ile “Final” görmüş olduk. Tebrikler...   

Tüm yaz aylarını dolduran Ulusal Sınavlar sonunda bitti ve gözlerimizi 2019-2020 sezonuna çevirmeye başladık. Biliyorsunuz Sultanlar 12, Efeler ise 27 Ekim’de lige “Merhaba” diyecekler. Yani hazırlıklar hızlandı. 2’li maçlar, turnuvalar peş peşe gelmeye başladı. Böylece yenilenen kadroların oyun şablonuna uyması için çaba harcanıyor.

Lig için şimdiden bir yorum yapmak erken olsa da, kadrolara bakarak yine de bazı ön görülerde bulunabiliriz.

Benim ön tahminim ise şöyle: Sultanlarda; (alfabetik sıraya göre yazayım ki sorun çıkmasın) Eczacıbaşı VitrA, Fenerbahçe OPET, Vakıfbank’ın şampiyonluk yarışı, geçtiğimiz sezondan daha güzel ve heyecanlı olacak. Yine alfabetik sıraya göre, 4-5-6 için Aydın, Galatasaray ve THY ön plana çıkıyor. PTT bu üçlüden biriyle yer değiştirmek için mücadele edecek. 

Play- Off’un 8. takımı da; Karayolları, Nilüfer Belediyesi, Atlas Global Yeşilyurt arasından çıkacak gibi... Beşiktaş ile Beylikdüzü’nün kadro yapma arayışı ne gösterir onu ise bilemiyorum.

Efeler’e gelince; İlk sıralar için yine 5 takım öne çıkıyor. Alfabetik sıraya göre; Arkas, Fenerbahçe, Galatasaray, Halkbank ve Ziraat Bankası. Kadrolara bakınca sanki Sarı- Kırmızılı takım bir adım önde gibi duruyor.

Arhavi, Bursa B. Belediye, İnegöl Belediye, İstanbul B. Belediye, Spor-Toto, Tokat Belediye Plevne ekipleri için yorumu, eksik oyuncularını tamamlama çabalarını bitirdikten sonraya bırakmak daha doğru olacak...       

Bu arada Ekim ayının ikinci günü Türkiye Voleybol Federasyonu ile Voleybol Antrenörleri Federasyonu’nun ortaklaşa düzenledikleri Üst Düzey Gelişim Semineri yapıldı. Çok sayıda antrenörün katıldığı toplantı güzel ve bilgilendiriciydi. Ulusal Erkek Takımımızın Başantrenörü Nedim Özbey ile Filenin Sultanları’nın Başantrenörü Giovanni Guidetti geride kalan Avrupa Şampiyonasıyla ilgili bilgiler verirken, Arkas’ın Teknik Direktörü Glenn Hoag genç sporcuların gelişimiyle ilgili çalışmalarını anlattı. Bu tür seminerlerin daha da fazlalaşması eminim ki antrenörleri daha da mutlu edecektir.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Create Account



Log In Your Account